top of page

Uluslararası Ticari Sözleşmelerde Uygulanacak Hukuk ve Tahkim Şartı

Işık Hukuk Bürosu
6 saat önce
4 dakikada okunur

Giriş

Uluslararası ticari sözleşmelerde uygulanacak hukukun ve uyuşmazlık çözüm yönteminin belirlenmesi, sözleşmenin en önemli hukuki düzenlemeleri arasındadır.

Tarafların bu konuları açık ve uyumlu biçimde düzenlememesi; uyuşmazlık ortaya çıktığında hangi hukukun uygulanacağı, hangi mahkeme veya hakem heyetinin yetkili olduğu ve verilen kararın nerede ve nasıl icra edileceği konusunda ciddi belirsizliklere yol açabilir.

Bu makalede yabancılık unsuru taşıyan ticari sözleşmeler bakımından hukuk seçimi, tahkim şartının temel unsurları ve yabancı hakem kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi ana hatlarıyla ele alınmaktadır.

I. Uluslararası Sözleşmelerde Hukuk Seçimi

Taraflar Uygulanacak Hukuku Seçebilir mi?

Evet.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 24. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan borç ilişkileri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir.

Hukuk seçiminin açıkça yapılması mümkün olduğu gibi, sözleşme hükümlerinden veya somut olayın şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir.

Taraflar seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya yalnızca belirli bir kısmına uygulanmasını kararlaştırabilir.

Hukuk Seçimi Sonradan Değiştirilebilir mi?

Taraflar hukuk seçimini sözleşmenin kurulmasından sonra da yapabilir veya değiştirebilir.

Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye etkili olarak geçerli olabilir.

Bu nedenle özellikle uzun süreli uluslararası ticari ilişkilerde sözleşme değişiklikleri yapılırken mevcut hukuk seçimi maddesinin de yeniden değerlendirilmesi önemlidir.

Seçilen Hukukun Hangi Kuralları Uygulanır?

MÖHUK m.2 uyarınca uygulanacak yabancı hukukun kanunlar ihtilafı kurallarının başka bir hukuku yetkili kılması kural olarak dikkate alınmaz; uygulanacak hukukun maddi hukuk hükümleri esas alınır.

Bununla birlikte uygulanacak hukukun tespiti yalnızca sözleşmedeki hukuk seçimi maddesinin okunmasından ibaret değildir. Doğrudan uygulanan kurallar, kamu düzeni ve belirli sözleşme türlerine ilişkin özel kanunlar ihtilafı hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

II. Hukuk Seçimi Yapılmazsa Ne Olur?

Tarafların geçerli bir hukuk seçimi yapmamış olmaları halinde sözleşmeden doğan ilişkiye, sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır.

MÖHUK m.24, ticari veya mesleki faaliyet gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyerine ilişkin özel bağlama kuralları da öngörmektedir.

Ancak somut olayın bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili başka bir hukukun bulunması halinde bu hukukun uygulanması gündeme gelebilir.

Dolayısıyla uluslararası ticari sözleşmelerde uygulanacak hukukun açık şekilde belirlenmesi, sonradan ortaya çıkabilecek kanunlar ihtilafı tartışmalarının azaltılması açısından önemlidir.

III. Özel Sözleşme Türleri

MÖHUK'ta her sözleşme bakımından yalnızca m.24 uygulanmaz.

Tüketici sözleşmeleri, iş sözleşmeleri ve belirli diğer sözleşme ilişkileri bakımından özel kanunlar ihtilafı hükümleri bulunmaktadır.

Örneğin bireysel iş sözleşmelerinde hukuk seçimi, işçinin kanunun öngördüğü asgari korumasını ortadan kaldıracak şekilde kullanılamaz.

Bu nedenle ticari sözleşmelerde kullanılan standart bir hukuk seçimi hükmünün tüketici veya iş ilişkilerine aynen aktarılması doğru olmayabilir.

IV. Tahkim Şartı Nedir?

Tahkim anlaşması, tarafların mevcut veya gelecekte ortaya çıkabilecek belirli bir hukuki ilişkiden kaynaklanan tahkime elverişli uyuşmazlıklarını devlet mahkemeleri yerine hakemlerin çözümüne bırakmalarını sağlayan anlaşmadır.

Tahkim anlaşması bağımsız bir sözleşme şeklinde yapılabileceği gibi esas ticari sözleşmeye eklenen tahkim şartı biçiminde de düzenlenebilir.

V. Etkili Bir Tahkim Şartında Neler Bulunmalıdır?

Tahkim şartı hazırlanırken yalnızca “uyuşmazlıklar tahkim yoluyla çözülecektir” ifadesinin kullanılması uygulamada yeterli açıklığı her zaman sağlamayabilir.

Kurumsal tahkim tercih ediliyorsa ilgili kurumun model tahkim şartının esas alınması genellikle daha güvenli bir yöntemdir.

Tahkim şartında özellikle aşağıdaki hususların değerlendirilmesi gerekir:

Tahkim kurumu ve kuralları: ICC, ISTAC veya başka bir tahkim kurumu tercih ediliyorsa kurumun doğru ve tam adı ile uygulanacak kurallar açıkça belirlenmelidir.

Tahkim yeri (seat): Tahkim yeri, tahkimin hukuki merkezini belirler ve tahkim usulüne uygulanacak hukuk ile hakem kararının hangi ülkeye ait sayılacağı bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.

Hakem sayısı: Uyuşmazlığın niteliğine ve ekonomik büyüklüğüne göre tek hakem veya üç hakemli heyet tercih edilebilir.

Tahkim dili: Özellikle farklı ülkelerde bulunan tarafların sözleşmelerinde tahkim dilinin önceden belirlenmesi süre ve maliyet açısından önemlidir.

Esasa uygulanacak hukuk: Ticari sözleşmeye uygulanacak maddi hukuk açıkça belirlenmelidir.

Tahkim anlaşmasına uygulanacak hukuk: Gerektiğinde tahkim anlaşmasının varlığı, geçerliliği ve kapsamına uygulanacak hukukun ayrıca düzenlenmesi düşünülebilir.

VI. Tahkim Şartının Ayrılabilirliği

Tahkim anlaşması, içinde bulunduğu esas sözleşmeden hukuken ayrılabilir niteliktedir.

Bu nedenle esas sözleşmenin geçersiz olduğu iddiası, tek başına tahkim şartının da geçersiz olduğu anlamına gelmez.

Bu ilke hakem heyetinin, esas sözleşmenin geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıkları da inceleyebilmesini sağlayan tahkim hukukunun temel ilkelerinden biridir.

VII. Hukuk Seçimi ile Tahkim Yeri Aynı Şey Değildir

Uluslararası sözleşmelerde en sık karşılaşılan hatalardan biri, sözleşmeye uygulanacak hukuk ile tahkim yerinin aynı kavramlar olduğunun düşünülmesidir.

Örneğin tarafların sözleşmeye Türk hukukunun uygulanacağını kararlaştırmaları, tahkim yerinin otomatik olarak Türkiye olduğu anlamına gelmez.

Benzer şekilde tahkim yerinin İstanbul olması da sözleşmenin esasına mutlaka Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.

Bu nedenle;

  • sözleşmeye uygulanacak hukuk,

  • tahkim yeri,

  • tahkim kurumu,

  • tahkim dili ve

  • tahkim anlaşmasına uygulanacak hukuk

birbirinden ayrı konular olarak değerlendirilmelidir.

VIII. Yabancı Hakem Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi

Türkiye, 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi’ne taraftır.

Sözleşmenin uygulama alanına giren yabancı hakem kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi bakımından öncelikle New York Sözleşmesi hükümleri değerlendirilir.

Sözleşmenin uygulanmadığı hallerde ise başta MÖHUK m.60–63 olmak üzere ilgili iç hukuk hükümleri gündeme gelebilir.

Tenfiz incelemesi uyuşmazlığın esasının yeniden görülmesi anlamına gelmez.

Tahkim anlaşmasının geçersizliği, tarafların savunma hakkının ihlal edilmesi, kararın tahkim anlaşmasının kapsamını aşması, kararın henüz bağlayıcı hale gelmemiş veya yetkili makam tarafından iptal edilmiş olması, uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmaması ve kamu düzenine aykırılık gibi sınırlı sebepler tanıma veya tenfiz bakımından önem taşıyabilir.

IX. Sözleşme Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Uluslararası bir ticari sözleşmede uyuşmazlık çözüm maddesi hazırlanırken sözleşmenin tamamıyla uyumlu bir yapı kurulmalıdır.

Özellikle uygulanacak hukuk ile tahkim şartının birbiriyle çelişmemesi, kullanılan tahkim kurumunun doğru şekilde adlandırılması ve tahkim yerinin açıkça belirtilmesi önemlidir.

Ayrıca sözleşmenin ifa edileceği ülkeler ve muhtemel borçlunun malvarlığının bulunduğu ülkeler dikkate alınarak gelecekte alınabilecek kararın tanınması ve tenfizi de sözleşme hazırlama aşamasında değerlendirilmelidir.

Sonuç

Uluslararası ticari sözleşmelerde uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözüm mekanizmasının doğru belirlenmesi, uyuşmazlığın ortaya çıkmasından sonraki süreci doğrudan etkileyebilir.

Hukuk seçiminin açık yapılması, tahkim şartının kurumsal kurallarla uyumlu hazırlanması ve tahkim yeri, hakem sayısı, dil ve uygulanacak hukuk gibi temel unsurların tereddüde yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesi önemlidir.

Sözleşme hazırlanırken yalnızca uyuşmazlığın nasıl çözüleceği değil, elde edilecek kararın hangi ülkelerde ve hangi prosedürle icra edilebileceği de dikkate alınmalıdır.

Hukuki Dayanaklar ve Kaynaklar

  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, özellikle m.2, m.24 ve m.60–63

  • 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu

  • 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi

  • ICC Tahkim Kuralları

  • ISTAC Tahkim Kuralları

Bu makale 24 Eylül 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat dikkate alınarak hazırlanmıştır. İçerik genel bilgilendirme amacı taşımakta olup somut olaylara ilişkin hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.

 
 
 

Yorumlar


Işık Hukuk Danışmanlık

  • alt.text.label.LinkedIn

©2023, Işık Hukuk Danışmanlık.

KVKK Aydınlatma Metni

bottom of page